17 Aralık Cuma günü 2. sezonu yayınlanan The Witcher dizisi nihayet Netflix platformunda sevenleriyle yeniden buluştu. Başrol Henry Cavill’in Geralt rolüne büründüğü dizinin ilk sezonu genel olarak beğenilse de bazı durumlardan dolayı tartışma konusu olmuştu.

İlk sezonun en önemli tartışma noktalarından birisi hikayenin karmaşık bir şekilde anlatılıyor olmasıydı. Kronolojik bir sırayla ilerlemediğinden kitapları okuyan izleyiciler için bile kafa karıştırıcı bir hal almıştı hikaye. Bu sezonda nelerin iyi yapıldığını nelerin kötü yapıldığını bu yazımızda inceleyeceğiz. İncelemeyi spoiler’a girmeden yapacağım. O nedenle içiniz rahat olsun.

Spoiler’sız İnceleme

İlk sezonda normal hikayeye oldukça sadık kalınmıştı. Tek eleştirilen nokta hikayenin karmakarışık anlatılıyor oluşuydu. Bu sezonda ise hikaye normal bir seyirde ilerliyor fakat bu seferde orijinal hikayeyi farklılaştırmışlar. Dizinin ilk bölümünden dördüncü bölümüne kadar olan kısımda büyük sıkıntılar mevcut. Bu sıkıntıların başını karmaşa çekiyor. Bu karmaşa ilk sezonkinden farklı biraz. Hikayeyi o kadar farklılaştırmışlar ki bana sürekli şu soruyu sordurdu. “Karakterler şu an nerede ve ne yapıyor?”. Bunların cevabını aldık diyelim bu sefer de arkasından “Neden?” sorusu kafamı kurcalamaya başlıyor. Bazı yerleri anlayabilmek için birkaç defa geri sarmak zorunda kaldım.

Ortada Witcher alemine uymayan noktalar vardı ve bu da izleyicinin anlamasını zorlaştıran etkenlerden birisiydi. Şuraya da değinmek lazım. Bu dizi bir uyarlama ve tabii ki farklılıklar olacak. Bazı şeyler değiştirilecek ve diziye uygun hale getirilecek. Fakat olaylar bu kalıbın biraz dışına çıkmış. Spoiler’a girmek istemediğim için bu konuda örnek veremeyeceğim fakat dördüncü bölüme kadar olan kısım yeni izleyiciler için de büyük sorun çıkartıyor. İzleyici daha bu karakter kim, nereden geldi falan diye merak ederken yeni bir karakterle tanıştırıyorlar.

Bu sorunun en iyi çözümü de bölüm sürelerini uzatmak ya da daha fazla bölüm eklemekten başka bir şey olmaz. Dizinin bazı yerlerde bir soluk alıp karakterleri bir temele oturtması gerekiyor. Karakterleri kısaca tanıtması ve izleyiciye aktarması gerekiyor. Bunun yanı sıra ortamlar ve tarih hakkında da bir belirsizlik var. İzleyici “Bu kim?” sorusunun yanı sıra “Burası neresi?”, “Şu an hangi zaman dilimindeyiz?” gibi sorular da soruyor.

Dizi tepeden bir kere gösterip “Burası Cintra.” diyor ve gerisi yok. Daha sonra dizi şehrin içine daldığında senin anlaman gerekiyor. Bahsettiğim olay bu tam olarak. Biraz o şehri, o kültürü ve o zamanki tarihi izleyiciye aktarmak bilgi sahibi olmasını sağlamak gerekir.

Bahsettiğimiz farklılaşma orijinal hikayeden o kadar kopuk ki… Yani sağlam uyarlama örnekleri olmasa “Hadi örneği yoktu bir şey denemişler.” diyeceğim. Fakat ortada Yüzüklerin Efendisi gibi bir kült var. En azından oradan örnek alsaydınız.

Dizinin dördüncü bölümden sonrası gayet iyiydi. İlk sezonki gibi yüz-iki yüz yıllık bir olay anlatılmadığı için yönetmesi daha kolay bir senaryo vardı. Bazı kötü seçimlerin olmasının yanı sıra senaristler kitaplardan biraz uzaklaşıp arka plana kendi hikayelerini eklemek istemişler. Bunda başarılı olmuşlar fakat dediğim gibi bazı kötü seçimler var. Arka plandaki hikayenin açılması biraz uzun sürüyor ve o kısımda da bazı olmamışlıklar, uyumsuzluklar vardı. Ama ilk sezondan daha derli, toplu ve anlaşılabilir bir hikaye ortaya çıkmış. Hikaye ilk sezonki gibi çoğunlukla Ciri üzerinden gidiyor ve olaylar o yönde gelişiyor Yani hikayede Ciri epey önemli bir yere sahip.

Diziye eklenen yeni karakterler diziyi birkaç gömlek yukarıya taşımış. Vesemir gibi baba bir karakter eklendiği zaman zaten belli bir hype oluşuyor izleyicilerde. Vesemir tam görmek istediğim gibi olmuş. Hal, hareketleri ve oyunculuğu bildiğimiz Vesemir gibi üzerine söylenecek pek bir şey yok. Bunun yanı sıra Lambert da bildiğimiz Lambert gibi. Geyik, şakacı ve sürprizlerle dolu. Onun olduğu sahnelerde ayrı bir keyif alıyor insan. Bunun yanı sıra Eskel için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Hikayenin farklılaşan kısmında Eskel büyük bir rol oynuyor ve bu farklılığın başını çekiyor. Bu karakterlerin yanı sıra eklenen diğer birçok karakter de diziye baya iyi etki etmiş ve seyir zevkini arttırmış. Bunun yanı sıra yeni düşmanları ve yeni canavarları da baya bir beğendim. Oyunculuklar üst düzey ve genel olarak kalite çok iyi.

Genel olarak diziyi beğendim ama son bölümü de izleyip diziyi bitirdikten sonra içimde ufak bir hayal kırıklığı bir boşluk hissi vardı. Bu his uzun bir süre Witcher’sız kalacağımdan mı yoksa dizide yer alan eleştirdiğim noktalardan mı kaynaklanıyor bilemedim. Ama dediğim gibi beğendim ve tavsiye ediyorum.

Dizinin Netflix sayfasına buradaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Önceki içerikAkılları Zorlayan Superliminal Oyununa Co-Op Ekleniyor!
Sonraki içerikXPG CASTER Serisi DDR5 RAM Ailesini Duyurdu

BU İÇERİĞE YORUM YAP

Yorumunuzu girin!
Adınızı lütfen buraya girin